Şenol Yagınlı

Ben milliyetçi, mukaddesatçı, muhafazakar ve liberal bir insanım. En begendigim insanın veya görünüşün yanlış tarafı olduğu gibi: beğenmediğim bir insanın ve görünüşün de iyi tarafı vardır. Dogru bir şey yaparsa düşmanımı da alkışlarım, yanlış yaparsa babamı da eleştiririm. Hiç bir zümre ve ekolün adamı değilim. Hem liberal, hem demokrat, hem insan olduğum için hoşgörüm geniş: -ancak kabulüm sınırlıdır-.

  • Post 1
  • Post 1
  • Post 1
  • Post 1
  • Post 1
  • Post 1
  • Post 2
  • Post 3
  • Post 3

Karaladıklarım

Kusuruma bakmayın dostlar

Pazartesi, Temmuz 25, 2011 0 yorum
Kusuruma bakmayın dostlar,
Ben uzaktan bakanım,
Arada kalmışım,
Araftayım, arastayım.
Ne ararsan var bende,
Kime gönül kırdıysan
Tamiride ben de, kırdığında,

Kusuruma bakmayın benim,
Sohbetlerinizde yokum,
Deniz kadar dertle yorgunum,
Size hem uzak, hem yakınım dostlar,
Ne kadar ırak olsamda sahilinize,
Ruhum bir başka dehlizde sizinle...

İsterseniz bakın kusuruma,
Ben başka yollara düştüm,
Azat ettim kendimi benden,
Sizin gördüğünüz ben mi sanıyorsunuz,
Belki ben sizdeyim siz de bende...

Şenol Yagınlı
25.07.2011


Kim bize gördü layık?

0 yorum
Kim layık gördü,
Neden yaptılar  bunu bize?

Biz aşıktık oysa ki birbirimize,
Niye kırdılar kolumuzu, kanadımızı
Testideki suyu paylaşırdık oysa biz,
Kim aldı elimizden adalet tokmagını,
Dağda bulut deryada su gibi,
Gönülde duran aşkımızı,
Kim söndürdü yerinde?
Kim düşürdü bizi bize?
Kime ne ettik ki,
Dillerimizi bıçak eylediler?

Biz böyle değildik,
Bizim gül bahçelerimiz vardı,
Suda balıklarımız, gökte kuşlarımız,
Okyanusduk biz,
Balıklara yem mi olduk?
Bizi kim yaptı böyle?
Bizim Şems'lerimiz, Mevlana'larımız,
Yunus'larımız vardı,
Aşkı biz onlardan ögrenmedik mi?
Aşkı bize kim unutturdu,
Kim bizi bizden aldı?
Uyan ey oğul,
Sen bensin, ben senim,
İçtiğimizde bir yediğimizde...

Şenol Yagınlı
25.07.2011

Terörizme de, Şovenizme de Hayır...

Pazartesi, Temmuz 18, 2011 0 yorum
http://img03.blogcu.com/images/e/-/m/e-meclis/7fdc1a630c238af0815181f9faa190f5_1304093407.jpgGeçen hafta bu ülkenin fiziken bölünmesini önlemek için çarpışan didişen ve canlarını ortaya koyan 13 cesur yürek, hain, kalleş ve önceden planlanmış bir pusuda şehitlik makamına eriştiler.
Tüm ülkenin cigerine ateş düştü.
İçimiz yandı.
Dile kolay 13 can, 13 aile, eş dost, çoluk çocuk...
Ne için şehitlik makamına erişti bu koca yigitler,
Bu ülke bölünmesin kardeşçe yaşayalım,
3-5 çapulcuya halkı ezdirmeyelim diye...
Tek istenilen kardeşçe yaşanılan bir memleketti...

Aslında, beni daha da üzen,
Ve 13 canın neden öldügünü unutan,
kavgacı, anti-demokratik,
Şovanistlere gün dogmasıydı.
Bu ülkeyi bir tutmak için verilen canların hangi amaç ugrunda verildiğini unuturarak,
Onların savunmasını yaptıgını iddia eden kavgacı benliğe,
Yine gün dogdu.
Yine sokaklara çıkacak,
Yine saldıracak,
Yine taş üstünde taş koymayıp,
Terör örgütünün yaratmaya çalıştıgı,
Kaotik duruma piyon rölü ile destek verecek,

Biraz önce okudum,
İkinci Ahmet Kaya vakası diye,
Kürt Sanatçı Aynur Dogan bir konserde,
Kürtçe şarkı söylerken yuhlanmış, ıslıklanmış, aşagılanmış,
Konseri yarıda kesip gitmiş,

Şimdi soruyorum size kim kazandı,
Kimin istediği düzen bu,
Kime hizmet ediyorsunuz???
Kürtçe şarkı söyleyen birini PKK'lı,
doguda yaşayan herkesi terörist adledmeniz kimin çıkarına?
Kimin?
Allah aşkına biraz şapkanızı önünüze alıp düşünün.
Kimin istediğini yapıyorsunuz?
Elinize şerefli Türk Bayrağını alıp,
Sağa sola kin kusarak,
Küfrederek,
Bir sanatçıyı sahneden indirerek,
Düzelmeye yüz tutmuş demokrasiye balta vurarak,
Kimin istediğinizi yapıyorsunuz?

Oturun ve düşünün, Şovenizm kime fayda sağlayacak?
Kavga etmek, küfretmek, şamar atmak, tokat sallamak neden?
Protesto etmek böyle mi olur?
Daha çok kenetlenmek gerekirken, bu ayrılık neden?
Neden, Neden, Neden?
Gelin teröre inat bir olalım...

Şenol Yagınlı
19.07.2011 tarihinde Çorum Manşet Gazetesinde yayınlandı...

Turbo kapitalizm bizim köyde

Salı, Temmuz 12, 2011 0 yorum
Dikkatli olun beyler ve bayanlar.... 
Sizde farkında olmadan toplumun dinamiklerine ayak uydurup, birşeyler yapıyor musunuz? Mesela arkadaşlarınızdan birileri facebook'a üye oldu diye sizde üye oldunuz mu veya twitter'a. Bunlar en basit ve çogaltılması muhtemel örnekler. Ya da arkadaşın nike veya adidas ayakkabı aldı diye begenip sizde alıyor musunuz? Ya da herhangi bir müzik türünü sevip digerlerini öldüresiye red mi ediyorsun?
Sizde akılda kalabilcek kalıpta kişilik modellerine mi giriyorsunuz. Yoksa tarotta ki 12 kişilikten biri olup hergün falınıza mı bakıyorsunuz. Yoksa sizde herhangi bir tek tanrılı dine olan inancınızı mı törpülediniz (zaten hristiyanlık buna 3 asır önce protestanlık ile başladı). 
 Veya alışverişe çıktığınızda aşagıdaki kalıplardan hangisini kendinize uyduruyorsanız ona göre mi alışveriş yapıyorsunuz? Veya farkında olmadan aşagıdakilerden birine mi benziyorsunuz? 
http://www.dincerdegre.com/weblog/wp-content/uploads/2009/08/unlusiteler.png 
Eger evet ise; siz de modern dünyanın hastalığı olan ve sonunda insanlığın birbirini yiyeceği kaosa neden olacak turbo kapitalizme doğru yol alıyorsunuz demektir.
Turbo kapitalizm, sizi de yıgınlar halinde benzer kişiler kalıbına sokup mükemmel ötesi tüketime yönlendiriyorsa... Ve şehrinize şafşatalı bir AVM açılıyorsa, sizde kalıplı (benzer özellikli) yıgınlardansınız. Eger senin kızınla, peymeker bir çinlinin kızı barbie bebeği begeniyorsa, kapitalizm evine kadar girmiştir. Birey kendini keşfetmekten ve yerellikten uzaklaşmış, kültürel ve dini ve yerel özelliklerinden çıkıp dünya insanı olma yolunda adımlar atmak için can atıyor. 
Not: Bu insanoglunun gelişim süreci, önlenemez ama az hasarla geçirilebilinir....